Erzurum’un Şifalı Suları Boşa Akıyor

📅 27.06.2026 ✍️ haber botu

Fay hattı üzerinde yer alması nedeniyle Türkiye’nin en zengin termal kaynaklarına sahip bölgelerinden biri olan Erzurum’da, şifalı suların kaderine terk edilmesi tepki çekiyor.


Sinan AYDIN – Günebakış Gazetesi

Erzurum Turizm Tanıtım ve Kalkınma Derneği Başkanı Ömer Faruk Kızılkaya, şehrin sahip olduğu zengin termal kaynakların turizme kazandırılamadığını belirterek, “Milli servetimiz olan bu suların boşa akması büyük bir israf” dedi.

Fay hattı üzerinde yer alması nedeniyle Türkiye’nin en zengin termal kaynaklarına sahip bölgelerinden biri olan Erzurum’da, şifalı suların kaderine terk edilmesi tepki çekiyor. Konuyla ilgili değerlendirmelerde bulunan Erzurum Turizm Tanıtım ve Kalkınma Derneği Başkanı Ömer Faruk Kızılkaya, kentin turizm potansiyelinin yeterince değerlendirilemediğine dikkat çekti.

“NENE HATUN TERMAL TESİSİ KAPALI, DİĞERLERİ İSE ATIL”

Aziziye ve Pasinler kaplıcalarının şehir merkezine yakınlıklarıyla önemli bir avantaj sunduğunu belirten Kızılkaya, Olur, Horasan (Hızırilyas) ve Köprüköy’deki (Deliçermik) tesislerin hizmet verdiğini hatırlattı. Ancak, Erzurum Büyükşehir Belediyesi’ne devredilen sonra da çeşitli sebeplerle kapatılan Nene Hatun Termal Tesisi’nin uzun süredir hizmet vermemesinin büyük bir kayıp olduğunu ifade eden Kızılkaya, “Erzurum’un en sıcak termallerinden biri olan bu tesisin kapalı olması, şehrimiz adına üzücü bir durumdur” dedi.

“MİLLİ SERVETİMİZ BOŞA AKIYOR”

Kızılkaya, sadece tesisleşemeyen kaplıcaların değil, tamamen sahipsiz kalan kaynakların da içler acısı durumda olduğunu vurguladı. Kösemehmet, Yeşilyayla, Akdağ, Yiğitler, Hölenk ve Hamzan kaplıcaları ile Pasinler’deki Asboğa Kaplıcası’nın hiçbir koruma veya tesis olmadan boşa aktığını belirten Kızılkaya, şunları kaydetti: “Dünyada bu tarz su kaynakları alternatif tedavi yöntemleri, yol ısıtması, sera, elektrik enerjisi üretimi gibi farklı alanlarda değerlendirilirken, bizim şehrimizde bu suların boşa akıtılması büyük bir israftır.”

“SAĞLIK TURİZMİ YERİNE SOSYAL FAALİYET”

Geçmişte Erzurum’da güçlü bir kaplıca kültürü olduğunu anlatan Kızılkaya, eskiden ailelerin haftalarca çadır kurarak şifalı sulardan yararlandığını hatırlattı. Günümüzde ise bu kültürün yerini günübirlik ziyaretlere bıraktığını ve kaplıcaların tedavi merkezi olmaktan ziyade “sosyal faaliyet” veya “hamam” gibi kullanıldığını gözlemlediklerini ifade etti.

“BİLİMSEL ÇALIŞMALAR GÜNCELLENMELİ”

1970’li yıllarda Prof. Dr. Zeki Başar gibi isimlerin bu sular üzerinde kapsamlı çalışmalar yaptığını hatırlatan Kızılkaya, aradan geçen 50 yılın ardından suların güncel fizikokimyasal değerlerinin bilinmediğini vurguladı. Kızılkaya, “Dağ taş demeden bilim için çalışan hocalarımızın açtığı yolda, bugün maalesef ciddi bir adım atılamadı. Sağlık turizmi potansiyelimiz çok güçlü ancak somut bir atılım yok” diye konuştu.

ÇAT VE TEKMAN’DA İLKEL ŞARTLARDA KULLANIM

Bölgedeki bazı kaynakların ise oldukça ilginç özellikleri bulunuyor. Çat ilçesindeki Çimenözü Kaplıcası, 56 derecelik sıcaklığıyla keşfedilmeyi beklerken, vatandaşlar burada taşlarla çevrili ilkel alanlarda kaplıcalardan istifade ediyorlar. Tekman ilçesindeki Yiğitler (Meman) Kaplıcası ise yöre halkı tarafından “doğal deprem uyarı merkezi” olarak kullanılıyor; halk, suyun bulanıklaşmasından depremi önceden tahmin edebildiklerini belirtiyor.

Dernek başkanı, yetkilileri bu zenginliği ekonomik değere dönüştürmek ve sağlık turizmini Erzurum’da canlandırmak için kapsamlı bir master plan hazırlamaya davet etti.


Haberin Diğer Görselleri





Paylaş: WhatsApp Facebook